<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><!-- generator="wordpress/2.1.1" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Comments on: Gandhi ve Vehbi Koç Aynı Kişi&#8230;</title>
	<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/</link>
	<description>There're no Answers, Only Choices...</description>
	<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 12:41:13 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.1.1</generator>

	<item>
		<title>By: taciser</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-11</link>
		<author>taciser</author>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2006 13:08:43 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-11</guid>
					<description>Her iki kişinin de yaşamları hakkında çok fazla şey bilmeden ahkam kesicem ama kafamdaki tek düşünce bu iki insandaki ortak nokta da kendilerine olan sevgi.Kendi doğrularına ve kendi değerine sahip çıkmayan bir insan kendini sevebilir mi?kendisine saygısı olur mu?

İradeleri hakikaten hayranlık uyandırıyor.Bu kararlılıkları ve ödün vermemeleri nedeniyle yaşadıkları olumsuzluklara göğüs germeleri taşıdıkları risk ve cesaretleri işte bu yüzden bu adamlar birer lider.

Hayatını değerleri için kaybetmeyi göze almak cesaretin en uç örneği...Belki de değerlerimize sahip çıkamadığımız için cesur davranamadığımız için göze alamadığımız için kendimize ihanetin bedelini yaşıyoruz hepimiz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Her iki kişinin de yaşamları hakkında çok fazla şey bilmeden ahkam kesicem ama kafamdaki tek düşünce bu iki insandaki ortak nokta da kendilerine olan sevgi.Kendi doğrularına ve kendi değerine sahip çıkmayan bir insan kendini sevebilir mi?kendisine saygısı olur mu?</p>
<p>İradeleri hakikaten hayranlık uyandırıyor.Bu kararlılıkları ve ödün vermemeleri nedeniyle yaşadıkları olumsuzluklara göğüs germeleri taşıdıkları risk ve cesaretleri işte bu yüzden bu adamlar birer lider.</p>
<p>Hayatını değerleri için kaybetmeyi göze almak cesaretin en uç örneği&#8230;Belki de değerlerimize sahip çıkamadığımız için cesur davranamadığımız için göze alamadığımız için kendimize ihanetin bedelini yaşıyoruz hepimiz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>By: Magnetic Blue</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-12</link>
		<author>Magnetic Blue</author>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2006 18:54:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-12</guid>
					<description>Çok haklısın :)

Sevgi demek, istemek demek. Ve istememek, korku demek. Bir insanın kendini sevmesi demek, kendine karşı yoğun bir istek duyması demek. Anahtar kelime "kendine"...

Bir insanın kendisi nedir? İrade nerede var olur? İrade ve kararlılık insanın kendisiyle savaşması anlamına da gelebilir mi?

Koç, her gün pek çok sigara içermiş. Yaşı ilerlediğinde ve sağlığı bozulmaya başladığında, doktoru, "Sigarayı bırak, yoksa öleceksin!" demiş. Vehbi Koç, düşünmüş, taşınmış ve günde üç sigara içmeye karar vermiş. Yemeklerden sonra birer sigara. Neredeyse ölene dek bu kararını uygulamış. İşte irade. İşte kararlılık. Benim ilgimi çeken soru şu: Bir insan kendi özüyle savaşmadan bunu nasıl yapar?

"Gandhi ve Koç aynı kişidir" derken, her ikisi de aynı bilinç yapısına sahipler demek istemiştim. Her ikisinin de başarıyı buldukları yer farklı fakat, her ne kadar birbirleriyle alakaları yok gibi görünse de, başarıya ulaşmak için aynı yöntemi uygulamışlar. Ve bana öyle geliyor ki, her ikisi de ömür boyu özleriyle didişip durmuşlar.

Canım sigara içmek istediğinde, bilincime ulaşan bir emir var: "Sigara iç!" Bedenim, yani özüm nikotine ihtiyaç duyuyor ve bunu bana iletiyor: "Sigara İç!" İki ihtimal var. Ya hemen sigara aramaya başlarım ya da farkındalıkla hareket ederim. Ancak farkındalıkla hareket ettiğimde seçenek sahibi olurum. "Sigara İç" emrini veren özümle aynı fikirde olabilir ve sigara içebilirim. Ya da,  "Hayır İçmiyorum!" diyebilirim.

Bir soru: "Hayır İçmiyorum!" dediğimde kendime, yani özüme, yani bedenime ihanet etmiş mi olurum? Bir soru daha: Yoksa bedenimi koruduğum için yerinde bir karar mı almış olurum?

Beden, beni var ediyor. Beden olmasa ben de olamam. Beden olmasa irade olamaz, kararlılık olamaz. Beden olmasa benim için hayat mümkün olamaz.

Sigara içmeyi reddettiğimde bir didişme başlar. Bir süre sonra tekrar "Sigara İç" emri gelir. Tekrar veto hakkımı kullanırım. Bu böylece devam eder ta ki bedenim nikotini ve diğer maddeleri unutana kadar. Bedenim bunu unutana kadar bu çatışma hali devam eder.

Bu durum baba ile oğul arasındaki çekişmelere benziyor. Çocuk, "Bana balon al diyor," baba reddediyor. Çocuk defalarca tekrarlıyor isteğini ve her seferinde reddediliyor. Çocuk büyüyor ve genç bir adam oluyor. Diyor ki, "Ben bu akşam bir arkadaşımda kalacağım." Baba reddediyor, "Hayır, gece on ikide burada olacaksın." Çocuk artık ağlayıp tepinmeyecek kadar büyük, genç bir yetişkin. Bir yetişkinin kurnaz olması gerektiğini annesiyle babasını seyrederek öğrenmiş. Ve aynı çekişmeler kıyafet değiştirerek böylece tekrarlanıyor.

Bilinç ve beden arasındaki ilişki de buna benziyor işte. Bilinç baba ya da anne. Bilinçdışıysa çocuk. "İçindeki çocuğu öldürme!" derler ya, o çocuk işte bu çocuk. Kaç yaşına gelirsen gel o hep orada, hiç büyümüyor. Sen onu ne kadar reddedersen et o istemeye devam ediyor.

Bana göre Koç ve Gandhi, her ikisi de o çocuğu ülküleri uğruna reddediyorlar. Prensipleri uğruna çocuklarına, yani kendilerine, yani bedenlerine sert davranan birer baba gibiler. Çocuk ve baba aynı kişi olunca, bu yol daha fazla acı verir. Mutsuzluk getirir. Tatminsizlik getirir. Bu hep gelecekte ve geçmişte yaşamak anlamına gelir. Kısaca bu, şimdiyi, yani hayatı kaçırmaktır. Bunu hepimiz yapıyoruz. Gelecekte elde etmeyi planladığımız faydalar uğruna şimdiyi feda ediyoruz. Bu ödünlerin en büyüğüdür. Büyük ödün, büyük irade gerektirir. Bu açılardan Gandhi ve Koç aynı kişidir. Ama efsaneye göre, o zengin koç bile çoraplarını yanında götüremez. Gandhi bile ömrü boyunca, zihninde yarattığı kendi doğrusunu göstermek üzere kendine işkence etmiş olmasına rağmen; kendi insanlarından biri tarafından öldürülür.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok haklısın <img src='http://magneticblue.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sevgi demek, istemek demek. Ve istememek, korku demek. Bir insanın kendini sevmesi demek, kendine karşı yoğun bir istek duyması demek. Anahtar kelime &#8220;kendine&#8221;&#8230;</p>
<p>Bir insanın kendisi nedir? İrade nerede var olur? İrade ve kararlılık insanın kendisiyle savaşması anlamına da gelebilir mi?</p>
<p>Koç, her gün pek çok sigara içermiş. Yaşı ilerlediğinde ve sağlığı bozulmaya başladığında, doktoru, &#8220;Sigarayı bırak, yoksa öleceksin!&#8221; demiş. Vehbi Koç, düşünmüş, taşınmış ve günde üç sigara içmeye karar vermiş. Yemeklerden sonra birer sigara. Neredeyse ölene dek bu kararını uygulamış. İşte irade. İşte kararlılık. Benim ilgimi çeken soru şu: Bir insan kendi özüyle savaşmadan bunu nasıl yapar?</p>
<p>&#8220;Gandhi ve Koç aynı kişidir&#8221; derken, her ikisi de aynı bilinç yapısına sahipler demek istemiştim. Her ikisinin de başarıyı buldukları yer farklı fakat, her ne kadar birbirleriyle alakaları yok gibi görünse de, başarıya ulaşmak için aynı yöntemi uygulamışlar. Ve bana öyle geliyor ki, her ikisi de ömür boyu özleriyle didişip durmuşlar.</p>
<p>Canım sigara içmek istediğinde, bilincime ulaşan bir emir var: &#8220;Sigara iç!&#8221; Bedenim, yani özüm nikotine ihtiyaç duyuyor ve bunu bana iletiyor: &#8220;Sigara İç!&#8221; İki ihtimal var. Ya hemen sigara aramaya başlarım ya da farkındalıkla hareket ederim. Ancak farkındalıkla hareket ettiğimde seçenek sahibi olurum. &#8220;Sigara İç&#8221; emrini veren özümle aynı fikirde olabilir ve sigara içebilirim. Ya da,  &#8220;Hayır İçmiyorum!&#8221; diyebilirim.</p>
<p>Bir soru: &#8220;Hayır İçmiyorum!&#8221; dediğimde kendime, yani özüme, yani bedenime ihanet etmiş mi olurum? Bir soru daha: Yoksa bedenimi koruduğum için yerinde bir karar mı almış olurum?</p>
<p>Beden, beni var ediyor. Beden olmasa ben de olamam. Beden olmasa irade olamaz, kararlılık olamaz. Beden olmasa benim için hayat mümkün olamaz.</p>
<p>Sigara içmeyi reddettiğimde bir didişme başlar. Bir süre sonra tekrar &#8220;Sigara İç&#8221; emri gelir. Tekrar veto hakkımı kullanırım. Bu böylece devam eder ta ki bedenim nikotini ve diğer maddeleri unutana kadar. Bedenim bunu unutana kadar bu çatışma hali devam eder.</p>
<p>Bu durum baba ile oğul arasındaki çekişmelere benziyor. Çocuk, &#8220;Bana balon al diyor,&#8221; baba reddediyor. Çocuk defalarca tekrarlıyor isteğini ve her seferinde reddediliyor. Çocuk büyüyor ve genç bir adam oluyor. Diyor ki, &#8220;Ben bu akşam bir arkadaşımda kalacağım.&#8221; Baba reddediyor, &#8220;Hayır, gece on ikide burada olacaksın.&#8221; Çocuk artık ağlayıp tepinmeyecek kadar büyük, genç bir yetişkin. Bir yetişkinin kurnaz olması gerektiğini annesiyle babasını seyrederek öğrenmiş. Ve aynı çekişmeler kıyafet değiştirerek böylece tekrarlanıyor.</p>
<p>Bilinç ve beden arasındaki ilişki de buna benziyor işte. Bilinç baba ya da anne. Bilinçdışıysa çocuk. &#8220;İçindeki çocuğu öldürme!&#8221; derler ya, o çocuk işte bu çocuk. Kaç yaşına gelirsen gel o hep orada, hiç büyümüyor. Sen onu ne kadar reddedersen et o istemeye devam ediyor.</p>
<p>Bana göre Koç ve Gandhi, her ikisi de o çocuğu ülküleri uğruna reddediyorlar. Prensipleri uğruna çocuklarına, yani kendilerine, yani bedenlerine sert davranan birer baba gibiler. Çocuk ve baba aynı kişi olunca, bu yol daha fazla acı verir. Mutsuzluk getirir. Tatminsizlik getirir. Bu hep gelecekte ve geçmişte yaşamak anlamına gelir. Kısaca bu, şimdiyi, yani hayatı kaçırmaktır. Bunu hepimiz yapıyoruz. Gelecekte elde etmeyi planladığımız faydalar uğruna şimdiyi feda ediyoruz. Bu ödünlerin en büyüğüdür. Büyük ödün, büyük irade gerektirir. Bu açılardan Gandhi ve Koç aynı kişidir. Ama efsaneye göre, o zengin koç bile çoraplarını yanında götüremez. Gandhi bile ömrü boyunca, zihninde yarattığı kendi doğrusunu göstermek üzere kendine işkence etmiş olmasına rağmen; kendi insanlarından biri tarafından öldürülür.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>By: taciser</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-14</link>
		<author>taciser</author>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2006 06:52:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-14</guid>
					<description>Aslında kafam karıştı. Yani bu adamlar Koç ve Gandhi kendi yaşamlarındaki amaç uğruna heba mı ettiler yoksa yaşamlarındaki amaç uğruna anlamlı bir hayat mı sürdüler. Aslında onların mutsuz olup olmadıklarını kendilerine sormak lazım. Verdikleri ödünün yanısıra elde ettikleri manevi ya da maddi kazanç onları kendilerini baskılamalarının ödülü mü olmuştu.

Bu kendimle ilgili bir örnek getirdi aklıma. Kiloluyum ve kilo vermek için diyet yapmak zorundayım. Hem kilolu olduğuma üzülüyorum.Hem de diyet denen işkenceyi (ki bazılarına göre düzen bir işkencedir) yaşamak istemiyorum. İşkenceye katlanıp amacıma ulaşıp mutlu mu olmak, ya da yerken edindiğim anlık hazlarla daha da kilo alıp mutsuz mu kalmak?

Elde etmek istediğimiz herşey için bir bedel var.Herşey bir denge...Dolayısıyla ödün vermeden sahip olmak zor diye düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında kafam karıştı. Yani bu adamlar Koç ve Gandhi kendi yaşamlarındaki amaç uğruna heba mı ettiler yoksa yaşamlarındaki amaç uğruna anlamlı bir hayat mı sürdüler. Aslında onların mutsuz olup olmadıklarını kendilerine sormak lazım. Verdikleri ödünün yanısıra elde ettikleri manevi ya da maddi kazanç onları kendilerini baskılamalarının ödülü mü olmuştu.</p>
<p>Bu kendimle ilgili bir örnek getirdi aklıma. Kiloluyum ve kilo vermek için diyet yapmak zorundayım. Hem kilolu olduğuma üzülüyorum.Hem de diyet denen işkenceyi (ki bazılarına göre düzen bir işkencedir) yaşamak istemiyorum. İşkenceye katlanıp amacıma ulaşıp mutlu mu olmak, ya da yerken edindiğim anlık hazlarla daha da kilo alıp mutsuz mu kalmak?</p>
<p>Elde etmek istediğimiz herşey için bir bedel var.Herşey bir denge&#8230;Dolayısıyla ödün vermeden sahip olmak zor diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>By: Magnetic Blue</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-18</link>
		<author>Magnetic Blue</author>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2006 18:42:51 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-18</guid>
					<description>Benim için soru: Mutlu olmak için ödün vermek gerekli mi?

Anlık mutluluklar maaşını her gün parça parça almaya benziyor. Peki ya zayıfladığında yaşayacağını düşündüğün mutluluk, kaç an boyunca sürecek?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benim için soru: Mutlu olmak için ödün vermek gerekli mi?</p>
<p>Anlık mutluluklar maaşını her gün parça parça almaya benziyor. Peki ya zayıfladığında yaşayacağını düşündüğün mutluluk, kaç an boyunca sürecek?</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>By: taciser</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-19</link>
		<author>taciser</author>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2006 06:55:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-19</guid>
					<description>Aslında ödün vermek mi doğru kelime...Gerekeni yapmak amaca ulaşmak için. daha doğru gibi geldi. yani aslında yine tercih söz konusu
kısa vadeli mi uzun vadede mi istediğin. Yani eğer ben zayıflarsam ve amacıma ulaşırsam her aynaya baktığımda ya da her kendimin farkına vardığımda kendimden daha mutlu olacağım kesin... bu yolda verdiğim çabalardan keyif almak önemlisi...Yani acı yerine zevke bağlamak...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında ödün vermek mi doğru kelime&#8230;Gerekeni yapmak amaca ulaşmak için. daha doğru gibi geldi. yani aslında yine tercih söz konusu<br />
kısa vadeli mi uzun vadede mi istediğin. Yani eğer ben zayıflarsam ve amacıma ulaşırsam her aynaya baktığımda ya da her kendimin farkına vardığımda kendimden daha mutlu olacağım kesin&#8230; bu yolda verdiğim çabalardan keyif almak önemlisi&#8230;Yani acı yerine zevke bağlamak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>By: Magnetic Blue</title>
		<link>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-21</link>
		<author>Magnetic Blue</author>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2006 16:58:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://magneticblue.com/2006/08/07/gandhi-ve-vehbi-koc-ayni-kisi/#comment-21</guid>
					<description>Mutluluğun tek formülü var ve maalesef İzel'in dediği gibi, "Bir sen, bir ben, bir de çocuk!" değil :)

Bilinç sahibi her varlığın kendini öğrenmesi gerekiyor. Gerçekten ne istiyor? İstekleri gerçek mi, yani kendi içinden mi geliyor yoksa başkalarında, televizyonda, sinemada görüp özendikleri mi? Yumurtaya sokulan bir iğne gibi dışarıdan mı geliyor?

İnsan sahte isteklerle gerçek istekleri birbirinden ayırt edemediğinde bölünme ve mutsuzluk geliyor.

Mutlu olmanın yolu bölünmez, gerçek bir bütünlük içinde yaşamaktan geçiyor. Durum böyle olunca ne yaşarsan yaşa mutlu ve özgür olabilirsin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mutluluğun tek formülü var ve maalesef İzel&#8217;in dediği gibi, &#8220;Bir sen, bir ben, bir de çocuk!&#8221; değil <img src='http://magneticblue.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bilinç sahibi her varlığın kendini öğrenmesi gerekiyor. Gerçekten ne istiyor? İstekleri gerçek mi, yani kendi içinden mi geliyor yoksa başkalarında, televizyonda, sinemada görüp özendikleri mi? Yumurtaya sokulan bir iğne gibi dışarıdan mı geliyor?</p>
<p>İnsan sahte isteklerle gerçek istekleri birbirinden ayırt edemediğinde bölünme ve mutsuzluk geliyor.</p>
<p>Mutlu olmanın yolu bölünmez, gerçek bir bütünlük içinde yaşamaktan geçiyor. Durum böyle olunca ne yaşarsan yaşa mutlu ve özgür olabilirsin.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
</channel>
</rss>
