Geçmiş Zamanlara Yolculuk Mümkün mü?
- Geçmiş zamanlara yolculuk mümkün mü?
- Niye sordun güzelim?
Google’da bir arama yaptım ve dönen sonuçların içinde, aşağıda bağlantısını verdiğim siteyi gördüm, tıkladım.
Buradan itibaren, kendini TV seyrediyormuş gibi düşün. Haftanın “her”hangi bir günü? hep aynı saatte, sinema tarihinin kült
bir yönetmenine saygılarını sunan televizyon programına dalmış, için geçmiş, “Hadi artık film başlasında görelim bu tantana neden kopuyor?” sabırsızlığında ekrana kilitlenmişsin gibi. Neyse…
Kırışık bir dergi yada posterden, özensizce taranmış, zaten özensiz hazırlanmış bir illüstrasyon; siteye girince insanı çarpıyor. “Donnie Darko” misali, bir çeşit solucan deliği resmedilmiş ve bir soru iliştirilmiş bu resmin üzerine: “Geçmiş Zamanlara Yolculuk Mümkün mü? Çetin Bal” Bununla kalsa iyi… İki resim daha var, iki uzay gemisi. Biri meşhur Atılgan, diğeri ne bilmiyorum ama besbelli, uzun ince bir yolda belki de solucan deliğinde gidiyor, gündüz gece. Bunların hemen altında bir Türk Bayrağı düşük bir tazeleme hızında sonsuza doğru dalgalanıyor. Bayrağın da altında, tanıdık güzel bir Atatürk resmi, Ata’m gözlerini göğe dikmiş, ama bizim durumumuzda yukarıda sözünü ettiğim resimlere bakıyor ve şöyle diyor: “İstikbal Göklerdedir”. Zamanda ileri veya geri yolculukla tüm bunların ne alakası var? Anlayamadım, sorun bende olsa gerek
Sevgili Çetin arkadaşımızın açılış yazısına, özellikle “Bilimsel, Felsefi, Bilimkurgusal, Metafizik ve bu konudaki Spekülatif” kısmına biraz kafa yormak gerekebilir
Şimdi filmimizin yayımına geçelim. Keyifli seyirler.
Geçmiş Zamanlara Yolculuk Mümkün mü?
Haftaya ödüllü bir başyapıtla daha, “Bir Doktorun Anatomisinin Internet Sitesi”nde buluşmak üzere iyi geceler.
Burada bir tanıtım filmi gösterime giriyor:
- İşte Şuur Böyle Bir Varlıktır”
- Deme yahu!
Değerli bir doktor, pratisyen olsa gerek, sıkı haber yakalamış; çiçeği burnunda televizyon habercisi gibi olay mahallinin her köşesini geziyor, izleyicilerini olanlardan sorumlu devlet bakanı gibi (b?)ilgilendiriyor, anlatıyor, anlatıyor, anlattıkça hızlanıp kendi yazısında anlattığı ışığı yakalıyor, onu da geçiyor ve doğal olarak kütlesini kaybedip, yitip gidiyor
Minik bir alıntı:
“Herşey zıddıyla kâimdir” hakikatinin gereği olarak, Madde’nin de bir karşıtı veya simetriği mevcuttur. Anti-madde (Karşıt madde, zıt madde). Madde artı değerlidir, sıfırdan daha ağır, uzun, buna mukabil yavaştır. Enerji, ışık hızında devindiğinden sıfır değerlidir. Madde, kütlesini bu hızda muhafaza edemez, quantlara (boyutsuz, ağırlıksız) varlıklara dönüşerek kütlesini yitirir, sıfırlar. Işık hızına ulaşan bir insanın öz kütlesi 0 grama iner, boyu da 0 cm’dir, maddi varlığı ortadan kalkar. Eğer, ışık hızının ötesine ulaşılırsa bu kez eksi değerden sözedilir. Bu değerler elimizdeki mevcut araçlarla ölçülemez. Dolayısıyla böyle bir varlık ölçülemez ve görülemez. İşte örneğin şuur böyle bir varlıktır, yani uzay-zaman boyutunun dışında beşinci bir boyuttur. Eksi bir uzay-zaman boyutunda Nûr (enerji) olarak mevcuttur. Bu eksi parçacıklara “Takyon” adı verilmektedir. Kelime, Yunanca “Tac h ” (Tahi-hızlı) kelimesinden köken alır ve hızlı parçacık anlamına gelir. Enerji maddeye hükmeder, Takyonlar ise (örneğin şuur) enerjiye hükmederler.
Yani, şuur antimadde midir?
Yayınımız sona ermiştir.