Farkindalik Önce Beni, Sonra Seni ve Uzanabildiğince Herkesi Yaratıyor.


Dağlar arasından, yemyeşil vadilerden, çorak topraklardan akıyorum. Önüme çıkan her çirkinliği ve güzelliği su gibi içime katıp çağlıyorum. Herhangi bir karşı komşunun, kendince özene bözene döşediği evi, birbirinden değerli bulduğu eşyaları da alıp gidiyorum. Nereye varacağım belli değil.

 

Kendime yakın yerlere çağlarken, uzaklarda kollara ayrılıyor, gücümü dağıtıyor ve duruluyorum. Her kol, daima kendinden küçük kollara, nihayetinde kılcal damarlara gebe. Ufukta yitip gidiyor, sonunda yine bana gelip, besleyip, doyuruyorlar.

 

Dünya, benden ibaret değil. Kendince akmak, coşmak isteyen milyarlarca insan var dışarıda. Küçük egolarının dayanılmaz ağırlığı altında ezilen milyarlarca insan; minicik elleriyle, bencil ihtiyaçları uğruna, dev çarkların arasına çomak sokmaya hazırlar. Sadece insanlar mı? Kediler, köpekler, kargalar, arılar, ayılar, bakteriler, türlü çeşit bitki. Hepsi kendi hizmetine koşuyor evrenin geri kalanını. Bazıları farklı ve  farkında. Farkındalık egoyu; önce beni, sonra seni ve uzanabildiğince diğerlerini yaratıyor. Bunların toplamı ise rekabeti.

Information and Links

Join the fray by commenting, tracking what others have to say, or linking to it from your blog.